Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), gençlerin çalışma yaşamındaki durumunu ortaya koyan Gençler İçin Küresel İstihdam Eğilimleri 2026: Geleceğe Dönüş başlıklı raporunu yayımladı. Rapor, pandemi sonrasında genç istihdamında izlenen toparlanmanın kalıcı olmadığını gösterdi.
Genç işsizliği yeniden yükselirken milyonlarca genç eğitimden ve istihdamdan kopuyor. İş bulabilenler ise kayıt dışı, düşük ücretli ve güvencesiz işlere mahkûm ediliyor. ILO verilerine göre 15-24 yaş grubunda küresel genç işsizlik oranı 2023'te yüzde 12,3 ile son 20 yılın en düşük seviyesine geriledikten sonra 2025'te yüzde 12,4'e yükseldi.
İşsiz gençlerin sayısı iki yılda 2 milyon artarak 67 milyona ulaştı. ILO'nun tespitlerine göre gençlerin önemli bir bölümü ne eğitimde ne de istihdamda (NEET) yer alıyor. NEET gençlerin oranı yüzde 20'ye, sayısı da 257 milyona çıktı. Böylece yalnızca iki yılda 9 milyon genç daha eğitim ve çalışma yaşamının dışına itildi.
Gençlerin işsiz kalma ihtimali yetişkinlere göre 3,43 kat daha yüksek. ILO, mevcut eğilimin sürmesi halinde 2025-2027 döneminde NEET oranının yüzde 20,2'ye, bu durumdaki gençlerin sayısının ise 264,5 milyona çıkacağını öngördü. Genç işsizliğinin en yüksek olduğu bölgeler ise yüzde 26,2 ile Arap Devletleri ve yüzde 22,6 ile Kuzey Afrika oldu.
Sahra Altı Afrika'daki hızlı nüfus artışının da etkisiyle tüm dünyada NEET artışının yüzde 45'inin bu bölgede gerçekleşmesi bekleniyor. ÜCRETLİ EMEĞİN DIŞINDA DÖRT DUVARIN İÇİNDE Gençlerin çalışma yaşamından kopuşunda toplumsal cinsiyet eşitsizliği de belirleyici oldu.
Dünyada NEET gençlerin üçte ikisinden fazlasını kadınlar oluşturuyor. Genç kadınlarda NEET oranı yüzde 27,4 iken erkeklerde yüzde 13,1. Özellikle Güney Asya'da genç kadınların NEET olma ihtimali erkeklerin 3,5 katına çıkıyor. Raporda özellikle, zorunlu eğitim politikalarının bu alandaki açığı kapatmaya çalıştığı ancak iş bulmada etkili olmadığı belirtilerek "Eğitime katılımda kadınlarla erkekler arasındaki fark büyük ölçüde kapanmış olsa da çalışma yaşamında tablo değişiyor" denildi.
ILO, genç kadınların işgücüne katılımı erkeklerin 12,7 puan gerisinde olduğuna dikkati çekti. Kadınların çalışma yaşamından kopmasının başlıca nedenlerinden biri ise ücretsiz bakım emeği. ILO verileri, NEET durumundaki kadınların yüzde 90'ından fazlasının işgücü dışında olduğunu, bunun önemli ölçüde ev içi bakım ve ailevi sorumluluklarla bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Raporda verilen örneklere göre Latin Amerika'da NEET kadınlar haftada 40 ila 75 saatini ev içi bakım işlerine ayırırken erkeklerde bu süre yalnızca 9 ila 16 saat. İLK İŞ KAPISINI PATRONLAR VE YAPAY ZEKÂ KAPATTI ILO tespitlerine göre gençlerin çalışma yaşamına adım atmasını zorlaştıran unsurlardan biri de işverenlerin giriş seviyesi işler için dahi deneyim ve yüksek beceri talep etmesi.
ILO'nun raporunda "deneyim enflasyonu" olarak tanımlanan bu durum, gençlerin henüz işe girmeden deneyim sahibi olmasını bekleyen bir çalışma düzenine işaret ediyor. 20-29 yaş grubundaki işsizlerin yüzde 45,1'i ilk kez iş arıyor. Güney Asya'da bu oran yüzde 79,6'ya kadar çıkıyor.
İşe alım süreçlerinde algoritmaların daha fazla kullanılması da gençlerin önündeki engelleri büyütüyor. Giriş seviyesindeki ilanların yarısından fazlasında normalde kıdemli çalışanlardan beklenen karar alma becerilerinin aranması, gençlerin iş yaşamına girişini daha da güçleştiriyor.
ILO, özellikle büro işleri, satış ve montaj gibi gençlerin ilk iş deneyimini kazandığı orta beceri gerektiren alanların yapay zekâ ve otomasyon baskısıyla daraldığına dikkati çekti. Rapor, yapay zekâya ayrıca yer ayırarak teknolojinin yok edebileceği işlere de değindi.
ILO'ya göre 15-29 yaş arasındaki gençlerin yaptığı işlerin yüzde 6,1'i yapay zekâya yüksek düzeyde maruz kalıyor. Yüksek düzeyde yapay zekâ maruziyeti bulunan işlerin yalnızca yüzde 10'unun ortadan kalkması halinde dünya genelinde 5,58 milyon gencin işini kaybetme ya da işgücünden çekilme riski bulunuyor.
En büyük kaybın Doğu Asya'da 1,51 milyon, Latin Amerika'da ise 785 bin gençle yaşanması bekleniyor. *** AVRUPA ŞAMPİYONU Türkiye'de de gençler işsizlik ve güvencesizlik ile mücadele ediyor. TÜİK’in 2025 yılı verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 23,3’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor.
Yaş grubu genişletilerek bakıldığında, 15-29 yaş grubundaki gençlerin yüzde 26,3’ü ne eğitimde ne istihdamda yer alıyor. Avrupa'da NEET oranının en yüksek olduğu ülke olan Türkiye, yüzde 11 olan AB ortalamasını da katlamış durumda. Her 4 gençten biri, kayıtlı istihdamda yer almadığı gibi eğitimde de bulunmuyor.
İşsizlik, cinsiyetlere göre derinleşmeye de devam ediyor. Yılın ilk çeyreğinde, 15-24 yaş grubunda gerçek işsizlik oranı genç erkeklerde yüzde 34,4 olurken genç kadınlarda bu oran yüzde 50,8’e kadar çıktı. *** ÇOK İŞ, HİÇ GÜVENCE İstihdam edilen gençler açısından da tablo parlak değil.
Dünyada 15-29 yaş arasındaki çalışan gençlerin yüzde 50,8'i kayıt dışı çalışıyor. Düşük ve alt-orta gelirli ülkelerde bu oran yüzde 85,6'ya kadar yükseliyor. Ücretlerin geçinmeye yetmemesi, gençleri birden fazla işte çalışmaya itiyor. Gündüz düzenli bir işte çalışıp akşam platform işlerine yönelen ya da aynı anda birden fazla iş yapan gençlerin sayısı artıyor.
Çok işte çalışsa dahi gençler, hiçbir güvenceye sahip olmadan istihdam ediliyor. *** ‘İŞSİZLİK TOPLUMSAL HAREKETLERİ BÜYÜTTÜ’ ILO raporuna göre genç işsizliği, toplumsal hareketleri de etkiliyor. İşsizlik, fırsat eşitsizliği ve yolsuzluklara ilişkin tepkiler, farklı ülkelerde gençlerin kitlesel protestolarına dönüşüyor.
Kenya'daki Gen Z protestoları ile Bangladeş, Nepal ve Sri Lanka'daki eylemler, "genç kuşakların hoşnutsuzluğunun örnekleri" olarak sıralandı. Raporda ayrıca, savaş ve çatışmaların gençlerin geleceğini doğrudan etkilediği bir kez daha ortaya kondu. ILO'ya göre 65 silahlı çatışma nedeniyle yerinden edilen 68,6 milyon kişinin yüzde 38'ini çocuklar ve gençler oluşturuyor.